Pazartesi, Aralık 18, 2006

Atkıcık

Örgü Günleri # 1 için yaptığım logodan sonra etkinliğin ev sahibi Nurdan benden katılmamı da rica etmişti. Ben de şu aralar en sevdiğim elişlerinden olan örgü örmeğe fazla vakit ayıramadığım için bundan bir-iki yıl önce yaptığım yukarıdaki "Atkıcığımı" sizlerle paylaşmak istedim. Tam bir atkı görünümü olmadığı için ben bu ismi verdim kendilerine. "Atkıcık"
Farklı atkı türlerinden esinlenerek tasarladığım ve eldeki iplerimi değerlendirmek amacı ile ördüğüm Atkıcığımın yapılışı çok kolay:
* İlk adım olarak ipin kalınlığına göre seçtiğiniz şişlere 25 ilmek atmakla başlıyoruz.
* Birinci sırayı düz ördükten sonra, ikinci sıraya başlarken baştaki ilmeği şişe takarak diğer iki ilmeği bir çıkarıyoruz.
* Son ilmeğe kadar düz örmeğe devam ediyoruz. Son ilmeğin önünde şişe bir tane ilmek takıyoruz ve son ilmeği örüyoruz.
* Dönüş olan üçüncü sırada herhangi bir şey yapmadan ama ilk ilmeği şişe takmayı unutmadan (bu bitiş yerlerinin düzgün durması için önemli) düz örüyoruz.
* Bundan sonraki tüm işlemler yukarıdaki maddelerin sırasıyla devam etmesi sonucu ilerliyor.
* Delik işlemi için bitim noktasına gelmeden uygun bir yerde (resimdeki gibi) iki tarafa eşit ilmek dağıtıp orta yerdeki üç ilmeği kesiyoruz. Sonraki gidişimizde bu kestiğimiz ilmeğin üzerine üç tane takıyor ve normal örğümüze devam ediyoruz. (İlik açma olayı)
* Boynunuza doladığınızda iki ucu istediğiniz hizaya geldiğinde kesiyoruz. (Bendeki boyun çevresi kadar)
Bir de bu atkıcığın gülü var tabi. Tığ ile yaptığım gül için ise;
* İpin kalınlığına göre zincir çekip yuvarlıyoruz. Ben yanılmıyorsam burada 10 zincir çekmiştim.
* Sonra bu yuvarlattığımız zincirin içine yine zincirlerden oluşan 5 adet yaprak yapıyoruz. Her biri için ise ben, 10 zincir çektim.
* Bu zincir yaprakların içine başlanğıç ve son kısımlarını üstüne almadan batmak koşulu ile 5 adet ikili trabzan yapıyoruz. (ikili trabzan: ilmeği iki kerede tığdan çıkarmak)
* Sonra yaptığımız bu yaprakların altına yine aynı şekilde zincirler ve trabzanlarla 5 yaprak daha yapıyoruz.
* En son sıradaki yaprakları da üçlü trabzan olarak yapıp, üzerine farklı bir iplikten sık iğne gidiyoruz.
Son olarak da yaptığınız gülü açtığınız deliğe karşılık gelecek şekilde dikiyoruz.
İşte benim "Atkıcığım"ın yapılışı böyle. Aradan çok zaman geçti. Umarım doğru hatırlamışımdır. Artık sürçülisan ettimse affola.
Sevgiler.
Sammy

23 Comments:

Blogger bujene said...

çok şirin olmuş bu atkıcık :)
değişik bir tarz olmuş, atkıyı hep uzun biliriz, kısa olması da farklılık katmış.

eskiden ben de çok örgü örerdim, onca yarım bıraktığım örgüden sonra hazır almaya karar verdim :))

eline sağlık tekrar, devamını bekleriz ;)

Pazartesi, Aralık 18, 2006 7:37:00 ÖS  
Blogger İncik Boncuk said...

Kısa olması benim çok hoşuma gitti açıkçası. İş yeri çok sıcak olduğu için boğazlı kazak giyemiyorum, büyük atkı da taşımayı sevmiyorum, soğuk havalarda boğazı korumak için çok ideal bir boy. ellerine sağlık

Pazartesi, Aralık 18, 2006 8:08:00 ÖS  
Blogger sammy said...

Bujene;
beğenmene sevindim. Ben de uzun zamandır örmüyorum. Yaratıcılığın her dalı güzel aslında. Herşey de örülmüyorki canım. Hazır almanın da zevki başka tabi:)

İncik Boncuk;
Evet gerçekten hem kapladığı yer açısından hem de boyunda duruşu açısından çok rahat bir model. Teşekkür ederim. Katılımların bol olmasını dilerim:)

Pazartesi, Aralık 18, 2006 8:39:00 ÖS  
Anonymous Adsız said...

Cok incesin Sammy!
Eflatun rengi sevdigimi bildigin icin bu rengi sectin biliyorum :D
eline saglik;)

Salı, Aralık 19, 2006 7:31:00 ÖÖ  
Blogger sammy said...

Lama;
demek sen de "Eflatun Rengi Sevenler Derneği" üyesisin:)
Çok zarif bir renk değil mi?. Atkıcıktaki tüm renkler'den bere örmüştüm. Onun artan ipleri bunlar. Beğenmene sevindim. Teşekkür ederim:)

Salı, Aralık 19, 2006 9:53:00 ÖÖ  
Anonymous leziz said...

canım bayıldım herşeye....
ellerine sağlık.....
valla hep yemek bloglarına bakmaktan siz nasıl gözümden kaçtınız benim ....

Salı, Aralık 19, 2006 1:35:00 ÖS  
Blogger sammy said...

Leziz;
merhaba. Hoşgeldin bloguma. Çok teşekkür ederim güzel sözlerin ve beğenin için. Sevgiler:)

Salı, Aralık 19, 2006 3:40:00 ÖS  
Blogger Acalya said...

Sevgili sammy,

Ben de blogunu tikladigimda yemek blogu ile karsilasacagimi sandim ama yanildim. Sen de bir cizersin demek Bujene giib. Ne hos cizimlerin var canli ve rengarenk! Okul kitaplarinda sizlerin cizimlerini kullanmalari gerek bence, cocuklarin ilgisini cekmek icin. Cok sevindim tanistigimiza. Bu arada atki da cok hos, ne yazik ki ben orgu ormeyi falan hic sevmiyorum, bir zincir cekmeyi bilirdim zorunlu olarak ortaokulda falan, o hain 'el isi' dersinin tum odevleri annemin elini opmustur :) Tekrar gorusmek uzere sevgiler.

Çarşamba, Aralık 20, 2006 6:28:00 ÖS  
Blogger sammy said...

Açalya;
hoşgeldin bloguma. Çok teşekkür ederim güzel sözlerin için. Ben de senin ilk siteni ve blogunu gezdim. Farklı, sıradışı, ilginç şeyleri paylaşıyorsun. Çok güzel. Sonra senin verdiğin linklere girdim. Özellikle üç boyutlu çizimlerin olduğu site çok güzeldi. Hayal gücünün sınırı yok gerçekten.
ABD'de yaşıyorsun yanılmıyorsam. Ben de "Zeynep Memecan" 'ın kendi çocuksu çizimleri ile renklendirdiği ve küçük yaşta gittiği o zamandan bu yana ABD'deki tüm yaşantısını yazdığı çok güzel bir kitabı bitirdim. İçten ve doğal yazılmış harika bir kitap. Ben de tekrar görüşmek isterim. Sevgiler.

Çarşamba, Aralık 20, 2006 6:41:00 ÖS  
Blogger Acalya said...

Sammy,
Blogumu ve onceki websitemi begendigine sevindim,
Salih Memecan'in ailesi ile birlikte Amerika'ya goc edis macerasini hatirliyorum, yillar once gazetelere haber olmustu, bir de daha sonra yine kizinin ('Olive' diye geciyordu sanirim Salih Memecan'in cizgilerinde) boyle bir kitap yayinlama istegi ile ilgili bir roportajini okuyup, ne guzel piril piril cocuklar diye o roportaji okudugumu da hatirliyorum, demek kitabi basilmis (cok mu geriden takip ediyorum?) internetten arastirayim bakayim. Tesekkurler hatirlattigin icin.

Cuma, Aralık 22, 2006 8:18:00 ÖS  
Blogger sammy said...

Açalya;
Evet Salih Memecan'ın çizgilerinde "Zeytin ve Limon" adında iki karekteri var. Hatta bu tiplerin "Çocuklar İçin Sudoku" kitabı bile vardı. Kızı Zeynep de babasının yolunda sanırım. Gerçi çizgileri çok çocukça ve kendine özel çizgiler. Ben de bu kitabı tesadüfen Ankara'da bir kitapçıda buldum. ABD'deki yaşantı ile ilgili çok güzel bilgiler de veriyor. Sevimli bir kitap. Tavsiye ederim. Sabah ve Milliyet gazetelerinde kitap ile ilgili haberler çıkmıştı. İdeefixe.com da var zannediyorum. Sevgiler.

Cumartesi, Aralık 23, 2006 11:20:00 ÖÖ  
Blogger bujene said...

sammy, nerelerdesin? inşallah iyisindir. yeni çizimler yok mu? benim blogu geç güncelleme rekorumu kırmaya mı niyetlendin yoksa :))

Salı, Aralık 26, 2006 12:43:00 ÖS  
Blogger sammy said...

Bujene;
hiç sorma. Kendimi büyük bir yoğunluğun içine attım. Hedefler, hayaller, gerçekleştirme çabaları. İnşallah 2007 güzel bir yıl olacak. Her açıdan. Öyle umuyor ve diliyorum. Tabi önce sağlık ve huzur. Yakında gelecek bir çizim ama küçük bir müsade olur mu? Senin blogundaki o güzel çizimine bile yorum koyamadım. Ama şimdi fırsat bu fırsat hemen yazıyorum. Çok teşekkür ederim beni yanlız bırakmayıp, bunu dillendirdiğin için:) En kısa sürede bir çizim geliyor.
Sevgiler.

Salı, Aralık 26, 2006 12:54:00 ÖS  
Blogger bujene said...

senenin son zamanları herkeste bir yoğunluk var. inşallah herşey gönlüne göre olur senin de :) uzun zaman ses çıkmayınca merak etmiştim ;) iyi olduğuna sevindim. çizimlerini bekliyorum.
sevgiler sana da ...

Salı, Aralık 26, 2006 1:12:00 ÖS  
Blogger sammy said...

Doğru diyorsun Bujene. Eski yıldan bir an önce kurtulup yeni umutlara, yeni hayallere, yeni yıla girme çabaları.
Çok teşekkür ederim. İyiyim çok şükür.
Bu arada 2006 da seninle ve çizimlerinle tanıştığıma mutluyum. İnşallah 2007 de daha çok çizimde buluşuruz:)

Salı, Aralık 26, 2006 1:19:00 ÖS  
Anonymous Adsız said...

çizimlerinizi nerde ve ne ile yapıyorsunuz ( bilgisayar ? program ? kağıt kalem boya? )
teşekkürler, çizgili günler:)

Salı, Aralık 26, 2006 3:12:00 ÖS  
Blogger sammy said...

Anonymous;
karakalem çizimimi ekrana aktarıp, üzerinden grafik programları yardımı tekrar çizerek, renklendirerek:) Teşekkürler:)

Salı, Aralık 26, 2006 3:20:00 ÖS  
Anonymous Adsız said...

yapım aşamalrınızı gösteren bir yazınız olsa çok sevinirdim hani...iyi günler...

Salı, Aralık 26, 2006 5:09:00 ÖS  
Blogger sammy said...

Anonymous;
ben de isterim. Ama şu an için buna pek fazla vaktim olmuyor ne yazıkki. Ama karakalem çizimi ile ilgili piyasada bol miktarda kitaplar var. Bilgisayar da çizim aşaması için de grafik tasarımı kurslarını tavsiye edebilirim. Freehand, photoshop, corel bu konuda yararlanabileceğiniz başlıca programlar.Bu konuda da internetten tarattığınızda programlar ile ilgili detay bilgiler bulabilirsiniz:)

Salı, Aralık 26, 2006 5:28:00 ÖS  
Blogger Tufan Selçuk said...

Offf okuyamadım sonuna kadar.
Siz buna kolay mı diyorsunuz, Pöh!
Blog kurmak daha kolay vallahi.
İki ters, bi düz, haraşo.
Oynatırım kafayı ya...
Kolay gelsin bakalım.

Salı, Aralık 26, 2006 11:08:00 ÖS  
Blogger sammy said...

Tufan Bey;
yok yok okunduğu kadar zor değil inanın. Anlatırken laf kalabalığıyla çok ağır bir işmiş gibi görünüyor. Ama ilginiz varsa, önce iki şiş ve bir yumak alıp, düz örgü ile başlayın derim:)) Gerisi zamanla geliyor zaten.
Sevgi ve Saygılar....

Salı, Aralık 26, 2006 11:12:00 ÖS  
Blogger nsevil said...

çok şık ellerine sağlık..

Salı, Ocak 02, 2007 11:17:00 ÖS  
Blogger sammy said...

NSevil;
çok teşekkür ederim:)

Perşembe, Ocak 04, 2007 11:27:00 ÖÖ  

Yorum Gönder

<< Home